Bunlar da koreli cicilerim

Üniversiteden sevgili bir arkadaşım 1,5 ay önce Kore’ye konferansa gitti. Ancak bugün ayak üstü görüşebildik, doktora tezinden başını kaldıramıyor. Siparişlerimi bugün teslim aldım 🙂

image

Tony molynin siyah nokta için olan yumartaciklari ve Misshanin sac bakım ampulleri. Aynı resimdeki yatay olan da tepsiymiş, sonra arkadaşımın vakti olunca birlikte yapacakmışız… Alt resimdeki de bir tür yeşil çay, kavrulmuş findik kokusu var sanki. Kutusu yoktu çayın, üstünde de ne yazıyor bilmiyorum 😦 bilen söylerse sevinirim 🙂 elma resmi de var ama ben elma tadı almadım, Allah Allah bak şimdi kafam karıştı ne çayı içtim ki ben?

Advertisements

ayrı kaldık

Uzun zaman olmuş son yazımı yazalı. İşimi değiştirdikten sonra dizi izleyemez oldum. Önceden tabi bütün gün boş boş oturuyordum, vakit çoktu. Şimdi çok yoğun bir yerde çalışıyorum, zaten hala kendime ait bir bilgisayarım bile yok 😦 masam bile yok 😥 geçici göreve gitmiş bir arkadaşın masasında ikamet edip, bilgisayarını ucundan kullanıyorum… Ramazan ayına girdiğimizden beri de akşamları çok yorgun ve bitkin oluyorum. Şimdi yorgun olmakla dizi izlemenin ne alakası var denilebilir tabi ama uykusuzluktan zaten kan çanağına dönmüş gözlerimi bir de fazladan bilgisayar – televizyon ekranına bakarak iyice mahvetmek istemiyorum. Tabi hiç izlemiyorum demiyorum ama bu zaman içinde hepi topu 7 bölümcük izleyebildim. Queen In Hyun’s Man izliyorum. İzlediğim kadarıyla sevdim. Zaten bir sürü blogda hep güzel bir şekilde bahsetmişler. Tek derdim indirdiğim bölümler reklamlı ve alt yazı reklama göre ayarlanmamış. İzlerken sürekli alt yazı ayarı yapmak gerekiyor. Bu biraz sinir bozucu oluyor.

Günler öyle bir hızlı geçiyor ki, anlayamıyorum ne zaman ağustosun yarısına geldik? Ramazan mağlum, oruç tutuyoruz. Sahura kalk, yat, sabah işe kalk. İşe git alışma süreci, nasıl akşam oluyor anlamıyorum. Eve gel hadi iftarda ne yesek derdi. Bir de ramazanda arkadaşlar – tanıdıklarla köşe kapmaca oynuyoruz. Bir biz gidiyoruz iftara bir onlar bize geliyorlar 😀 Son iki iş günüm, bu sene daha izin kullanamadım. Bayramla birlikte izinliyiz inşallah, çok değil ama olsun. Az da olsa tatil tatildir her ne kadar yorgun dönülse de 🙂

 

şöyle bir yerde kalsak da, hiç bir iş yapmasak. Dinlensek, sonra da;

 

burada kitap okusak dalgaların sesi eşliğinde. Koca bir iç geçiriyoruz yazının burasında. Bizim tatil planlarımızda İzmir – Eskişehir aile ziyaretleri, kışlık domates suyu – salça yapımı var 🙂 Belkiiiii iki gün Datça’ya kaçarız. Kaçabilir miyiz kine? Sonra tatil bitti zaten. Neyse bu da güzel plan, çok da üzülmemeli, kışın domatesleri kullanırken mutlu olurum ben de 🙂 Hem de Eskişehir’de çok uzun zamandır göremediğim bir arkadaşımı görmeyi planlıyorum inşallah. Şimdi mutfağa yollanma vakti akşam menüsünde çorba ve börek var, tatil öncesi dolaptaki peynirleri tüketmece…